Şeffaf Eşik
Tarihi taş duvarların ve ahşap çıkmaların oluşturduğu geleneksel sokak karakterine karşılık, köşeye yerleştirilen tamamen şeffaf cam hacim çağdaş bir katman olarak ortaya çıkıyor.
Müdahale oldukça kontrollü; mevcut yapıyı taklit etmek yerine kendi dönemini temsil ediyor. Şeffaflık sayesinde yeni ek, tarihi yapıyla rekabet etmek yerine onu görünür kılan bir çerçeveye dönüşüyor. Sokaktan geçenler için iç mekân kamusal yaşama açılırken, içerideki kullanıcılar da sokağın bir parçası haline geliyor.
![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|
![]() | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|
![]() | ![]() |
The Open Frame
Bu proje, falez peyzajına yerleşen bir açık hava sineması ve kamusal seyir terası olarak okunuyor. Tasarımın en güçlü yanı, yapının araziyi domine etmek yerine topografyadan türemesi. Organik beton oturma basamakları, falezin doğal eğimlerini takip ederek bir amfi oluşturuyor; germe direkleri arasında asılı duran hafif perde ise gökyüzü ve deniz arasında adeta geçici bir mimari eleman gibi davranıyor.
Mekân yalnızca bir sinema değil; gün batımı izleme noktası, etkinlik alanı, performans sahnesi ve sosyal buluşma terası olarak çalışabilecek çok işlevli bir kamusal platform niteliğinde.
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|---|
![]() | ![]() |
Synthetic Grove
Bu proje, tarihi taş yapı ile biyomorfik parametrik tasarımın kesişiminde konumlanan bir mikro kamusal pavyon olarak okunabilir. Organik kabuk formu, ağaca ya da doğal bir kök sistemine benzer şekilde zeminden yükselerek kullanıcıları içine alan yarı açık bir mekân oluşturuyor.
Tarihi taş duvarın sert ve ağır karakteri ile parametrik strüktürün akışkan ve hafif dili arasında güçlü bir kontrast bulunuyor.
![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|
![]() | ![]() | ![]() |
The Living Cliff
Bu proje, doğal falez dokusuna minimum temasla yerleşen parazit mimarlık (parasite architecture) yaklaşımının güçlü bir örneği olarak okunabilir. Tasarım, kayalık zemine gömülmek yerine onun üzerine hafif bir çelik iskelet olarak eklemleniyor. Modüler platformlar, seyir terasları, kafe alanları, iskeleler ve su sporları kullanım noktalarıyla falezi dikey bir kamusal deneyim alanına dönüştürüyor.
![]() | ![]() | ![]() |
|---|---|---|
![]() | ![]() |
Between Ruins
Bu proje, tarihi kalıntılar ile çağdaş hafif strüktür arasında kurulan güçlü bir "aradalık" ilişkisini temsil ediyor. Tasarım, yıkılmış duvarları yeniden inşa etmek yerine onların arasına yerleşen ince bir çelik yaya rotası ve denize uzanan bir seyir platformu öneriyor.
Mimari müdahale oldukça minimal; tarihi dokunun önüne geçmek yerine onu görünür kılıyor. Köprüler, platformlar ve germe kablolar sayesinde ziyaretçiler harabenin içinden geçerek geçmiş ile bugün arasında fiziksel bir deneyim yaşıyor.


























